..

ADÜ AMATÖR ASTRONOMİ TOPLULUĞU'NUN SİTESİNE HOŞGELDİNİZ!!! bilgiler - UZAYIN GİZEMLİ DERİNLİKLERİNE HOŞGELDİNİZ - Blogcu



UZAYIN GİZEMLİ DERİNLİKLERİNE HOŞGELDİNİZ

MADE İN AMANİTAVERNA86

• 18/10/2007 - SATÜRN' DE OLAY...

Kategori: bilgiler
Eğer hesaplamalar doğruysa, Satürn’ün bir günü yaklaşık 15 dakika kısalmış görünüyor.
NTV-MSNBC
Güncelleme: 15:41 TSİ 13 Eylül 2007 Perşembe

CALIFORNIA - NASA’nın Cassini, Pioneer ve Voyager uzay aracından alınan ölçümlere göre, bilimadamları Satürn gezegeninin dönüş süresini 10 saat 32 dakika 35 saniye olarak hesapladı. Bu süre geçen yıla göre ortalama 15 dakika daha kısa.

Bilimadamları, bu dakikaların Satürn ve diğer gaz devlerinde büyük değişiklikler yaratabileceğini öne sürdüler.

California Üniversitesi araştırma görevlisi Gerald Schubert, “Bir insan için bu dakikalar çok kısa olabilir fakat Satürn’ün iç yapısını anlamak için çok büyük fark yaratıyor” dedi.

Science dergisinin 7 Eylül sayısında yer alan tahminler doğruysa, Satürn’ün rüzgarı daha yavaş esiyor. Bunun yanında rüzgar sadece bir yöne doğru değil, hem doğu hem de batı yönünde esiyor. Bu sonuçlar gaz devleri gezegenler hakkında bilim adamlarını aydınlatabilir.

California, Global Aerospace araştırma görevlileri Schubert ve John Anderson, Satürn’ün daha hızlı dönmesini yer çekimi, rüzgar ve uzay araçlarından alınan ölçülerden hesapladılar.

Dünyanın dönüş süresi gezegende sadece bir alanı ve öbür cisimleri ölçerek ortaya çıkıyor. Fakat bu Jüpiter ve Satürn’e benzer gaz gezegenlerinde mümkün olmuyor, çünkü katı çekirdek atmosfer bulutlarından dolayı gizleniyor.

1980 yılında Voyager uzay aracından bilimadamlarının aldığı ölçüler ile Satürn’ün dönüş süresi 10 saat 39 dakika 22 saniye olarak hesaplanmıştı. 2004 yılında Cassini uzay aracından alınan biligiler ise dönüş süresinin 10 saat 45 dakika ve 45 saniye olduğunu gösteriyordu. Geçen yıl da dönüş süresi 10 saat 47 dakika ve 6 saniye civarındaydı

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

• 16/10/2007 - :)

Kategori: bilgiler

Uzay boşluğunda Türk isimleri

Güneş sistemindeki gök cisimlerinin ve üzerlerindeki yapıların adlandırılmalarında Türk isimleri de yaygın olarak kullanılıyor.
ÇANAKKALE - Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Fizik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Emin Özel, astronomların her gün yeni keşfedilen yıldız, gök taşı, kuyruklu yıldız, gezegencik (asteroid) ile bu gök cisimleri üzerindeki dağlar, vadiler kraterler ve yapıların isimlendirildiğini bildirdi.

Prof.Dr. Özer, Uluslararası Astronomi Birliğinin (IAU) belirli yıllarda gerçekleştirdiği genel

kurul çalışmalarında, “isimlendirme alt komisyonu” sayılabilecek çalışma gruplarından gelen önerilerin görüşülüp, kabul edildikten sonra bu isimlerin resmiyet kazandığını söyledi.

İsimlendirmeleri kolaylaştırmak için uyulması gereken bazı genel kuralların olmasıyla birlikte,

tarihi birikimin de önemli olduğuna işaret eden Prof.Dr. Özel, isimlendirmelerde politik ya da askeri isimlerin kullanılmadığını, ismin tek kelime olmasının ve kolayca okunabilirliğinin önem taşıdığını, 16 harften fazla olmaması gerektiğini kaydetti.

İSİMLENDİRMEDE ROMA MİTOLOJİSİ ÖN PLANDA
Prof.Dr. Mehmet Emin Özel, gezegen gibi sayıca az ve önemli gök cisimlerinin isimlendirilmesinde Roma mitolojisinin ön planda olduğunu, gezegenlerle ilgili daha ayrıntılı isimlendirmelerin genelde söz konusu gezegenin eski Yunan (Grek) ve Roma mitolojisindeki konumuna bakılarak yapıldığını söyledi.

Mitolojideki Aşk Tanrıçası’nın adını taşıyan “Venüs” gezegenindeki yapıların yeryüzünde her ulustan tanınmış kadınlara atfedildiğinin kabul edildiğini anlatan Prof. Dr. Özel, sanatçıların koruyucusu ve tanrıların habercisi “Merkür” gezegenindeki isimlendirmelerde ise her ulustan sanatçının (yazar, şair, müzisyen, mimar, ressam, heykeltıraş) adının kullanıldığını kaydetti.

Prof. Dr. Özel, bu kapsamda “Venüs” gezegeni üzerindeki kraterlerden ikisine tanınmış Türk kadın yazarlardan Halide Edip Adıvar ile 15. yüzyılda yaşamış şair Mihri Hatun’un adının verildiğini, Adıvar adlı kraterin Afrodit kıtasının kuzeyinde, Mihri Hatun kraterinin de İştar

kıtasına yakın Tetus bölgesinde bulunduğunu bildirdi.

“Merkür” gezegenine ait ayrıntılı görüntünün yalnızca Amerikan uzay aracı Mariner-10

tarafından 1974-1975 yıllarında yapılan ziyaretlerde elde edildiğini anımsatan Prof. Dr.

Özel, bu uzay aracının yolculuğu sonunda ortaya çıkan krater ve yapılara tanınmış

sanatkarların adlarının verildiğini, bu kapsamda Merkür’ün büyükçe kraterlerinden

birine Mimar Sinan’ın adının atfedildiğini söyledi.

Prof. Dr. Özel, Mars gezegenindeki bir dizi küçük kraterlere yeryüzündeki bazı bölgelerin

adının verildiğini, Hellespontos (Çanakkale Boğazı) Dağları, Tarsus Vadisi ve Arda

Vadisi’nin bu gezegende yer aldığını bildirdi.

GÖK TAŞLARINA 2 TÜRK İSMİ
Gökyüzünde Güneş’in bir gezegeni gibi onun çevresinde dolanan fakat boyutları bir gezegeninkinden çok küçük olan gök cisimlerine “gök taşı” adı verildiğini anımsatan

Prof. Dr. Özel, gök taşlarının çoğunlukla Mars ve Jüpiter gezegenleri arasındaki bölgede yoğunlaştığını söyledi.

Uzun vadede dünya ile çarpışma olasılığı bulunan bu cisimlerin gök bilimciler tarafından

ayrıca takip edilip, incelendiğini ifade eden Prof. Dr. Özel, şöyle konuştu:

“Gök taşı isimler listesinde Türkiye’den verilen 2 ad bulunuyor. 1948 yılında Ankara

Üniversitesi Astronomi Bölümü’nde öğretim üyesi olarak çalışan Alman Gök bilimci Prof. Reinmuth tarafından bulunan asteroide ‘Ankara’ adı verildi. 2003 yılında IAU’da görevli

Muazzez Kumrucu Lohmiller tarafından bulunan bir asteroide ise 4 Nisan 1953 yılında bir

İsveç gemisiyle çarpışarak Çanakkale Boğazı’nda batan ‘Dumlupınar’ gemisinin adı kondu.”

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

• 16/10/2007 - ORADA BİRİSİ VAR MI?

Kategori: bilgiler
BBC
Güncelleme: 09:31 TSİ 15 Ekim 2007 Pazartesi

LONDRA - “Uzayda yaşam var mı?” Bu yüzyıllardır sayısız bilim adamı, filozofun

yanıtını aradığı bir soru... İşte bu yanıtı aramak üzere ABD’nin California eyaletinde yeni bir adım daha atıldı.

 

Sadece uzayda yaşam belirtisi aramak üzere tasarlanmış bir projenin başlamasına yeşil ışık yakıldı.

Bilim adamları, 42 radyo teleskobunu kullanıma soktu.

Bu teleskoplar nihayetinde 350 teleskoptan oluşan bir sisteme dahil olacak, beraber bir milyonu aşkın yıldız sisteminde yaşam formu arayacak.

Bilim adamları, bunun uzayda yaşam arama amacıyla kurulan ilk teleskop sistemi olduğunu söylüyorlar.

Projeye mali desteği Microsoft’un kurucularından Paul Allen sağlıyor. Allen’ın başlangıç olarak 25 milyon ABD doları verdiği belirtiliyor.

Projenin yaratıcıları, uzaylı yaşam formlarını 2025 yılına dek tespit etmeyi umuyorlar.

Sistem, San Fransisco’nun 470 kilometre kuzeyine kuruldu. Kurulan 42 teleskobun elde ettiği ilk veriler ise Andromeda ile Triangulum Galaksileri’nin radyo dalgası haritaları oldu.

Teleskopların, süpernova, karadelik gibi fazla bilinmeyen durumlar hakkında daha fazla fikir verebilecek veri sağlaması bekleniyor.

 

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

• 13/10/2007 - DÜNYA UZAY HAFTASI ( 4-10 EKİM )

Kategori: bilgiler

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

• 12/10/2007 - İLK MALEZYALI

Kategori: bilgiler
İlk Malezyalı astronot uzayda


11 Ekim, 2007 10:41:00 (TSİ)

Uzay gemisinin cuma günü istasyonla kenetlenmesi bekleniyor

İlk Malezyalı astronot, ülkesindeki coşkulu kutlamalar ve dualar eşliğinde Rus Soyuz TMA-11 ile uzaya gitti.

Malezyalı astronot Şeyh Muzaffer Şukor'u taşıyan roket, Kazakistan'daki Baykonur Uzay Üssü'nden Moskova saatiyle 17.22'de fırlatıldı. 
Uzay gemisinin cuma günü Uluslararası Uzay İstasyonu ile kenetlenmesi bekleniyor. 
Şukor'un ülkesinde büyük heyecan uyandıran uzay yolculuğuna başlayışı, Malezya'da televizyonlardan canlı olarak yayınlandı. 
 Malezya Kralı Mizan Zeynel Abidin, Şeyh Muzaffer'in uzaya gidişini "Bu,tüm Malezyalılar için gerçekten tarihi bir an" sözleriyle özetledi. 
Kral Mizan, Şeyh Muzaffer'in yolculuğunun ülkenin bilim, teknoloji alanlarında daha ileriye ulaşmasına yardımcı olacağını söyledi. 
Başbakan Abdullah Ahmed Bedevi ise Şeyh Muzaffer'in yolculuğunun güven içinde geçmesi

için yaklaşık 1000 kişiyle birlikte dua etti. 
Kalabalık,Kuala Lumpur'da kongre merkezinde kurulan dev ekranlardan uzay gemisinin

fırlatışını alkışlarla izledi. 
Uluslararası Uzay İstasyonu'nda bilimsel araştırmalar yapacak olan ekipte, Şeyh Muzaffer

Şukor'un yanı sıra Amerikalı Peggy Whitson ve RusYuri Maleçenko bulunuyor.

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

• 10/10/2007 - Jüpiter'de değişiklik tespiti

Kategori: bilgiler
Jüpiter'de değişiklik tespiti


Jüpiter'in kuzey kutbunda 6, güney kutbunda 7 yıldırım



10 Ekim, 2007 13:22:00 (TSİ)

Yıldırım kutuplarda ilk kez tespit edildi
                 cnntürk.com 'dan alıntıdır.
Tüm Bilim Haberleri

NASA, Jüpiter üzerinden Plüton'a gönderdiği 'Yeni Ufuklar' adlı uzay aracı, gezegene bu yılın başında ilk göz atmasından sonraki dönemde çeşitli değişiklikler tespit etti.

NASA'dan yapılan açıklamada, 28 Şubat'ta Jüpiter'in yakınından geçerek gezegenin yerçekimi gücünü bir tramplen gibi kullanan ve hızını artıran uzay aracının, üzerindeki 7 bilimsel araçla Jovian Sistemi'nde (gazlardan oluşan Jüpiter, Satürn, Uranüs, Neptün gezegenleri) 700'den fazla gözlem yaptığı belirtildi.
 
Jüpiter'i ziyaret eden sekizinci uzay aracı olmasına karşın, rotası, zamanlaması ve teknolojisi sayesinde şimdiye kadarki en ayrıntılı keşifleri yapan 'Yeni Ufuklar' (New Horizons), Jüpiter'in kutuplarında çok sayıda şimşek çaktığını saptadı.
 
Bilimadamları, uzay aracının Güneş Sistemi'nin bu en büyük gezegeninin yakından geçerken elde ettiği görüntülerde, Jüpiter'in kuzey kutbunda 6, güney kutbunda 7 yıldırımın görüldüğünü,

bunlardan bazılarının Dünya'dakilerden 10 kat şiddetli olduğunu belirtti.
 
Kutuplarda ilk tespit

Jüpiter'in daha önce başka enlemlerinde ve ekvatorunda yıldırımların görüldüğünü, ancak kutuplarında ilk kez tespit edildiğini belirten araştırmacılar, bunun 20 yıldır düşündüklerini doğruladığını ve Jüpiter'in olması gerektiği gibi davrandığını kaydetti.
 
'Yeni Ufuklar', Jovian Sistemi'nde yaptığı gözlemler sırasında, Jüpiter'in yeni amonyak

bulutlarından oluşan 'yaşam döngüsünü', gezegenin belli belirsiz halkasında hızla dönen

kaya kümelerini, Jüpiter'in uydusu Io'nun içindeki volkanik püskürmeyi ve gezegenin

arkasında bıraktığı uzun manyetik alanda şimdiye dek gözlemlenmeyen parçacıkların

varlığını belirledi.
 
Uzay aracı ekibinin Florida'daki Amerikan Astronomi Birliği toplantıları sırasında sundukları

ayrıntılı bulgular, Science dergisinin iki gün sonraki sayısında da yayımlanacak.
 
NASA'nın Ocak 2006'da uzaya gönderdiği ve şimdiye kadarki en hızlı uzay aracı olan 'Yeni Ufuklar', sadece 13 ayda Jüpiter'e ulaştı.
 
Hala Jüpiter ile Satürn yörüngeleri arasındaki uzaklığın tam ortasında Dünya'dan 1.19 milyar

km uzaklıkta olan uzay aracı, Güneş Sistemi'nin sınırındaki kaya cisimlerden oluşan Kuiper

kuşağına girmeden önce Temmuz 2015'te Plüton ve uydularına ulaşacak.
 
Jüpiter'in çekim gücünü Şubat'ta bir tramplen gibi kullanarak hızını saatte 14 bin 500 km

daha artıran ve saatte 84 bin km hıza ulaşan uzay aracı, Mart ayında da Jüpiter'in uydusu

Io'daki dev volkanik püskürmenin fotoğraflarını göndermişti.
 
Yakıtı plütonyum
 
10 yıl sürecek yolculuğuna 60 metre boyundaki Atlas-5 roketiyle çıkan 'Yeni Ufuklar', uzun yolculuğunda radyoaktif plütonyum yakıtını kullanıyor.
 
700 milyon dolarlık aracın hedefi Plüton, Dünya'ya ortalama 5.7 milyar kilometre uzakta

bulunuyor. Ay büyüklüğündeki Plüton'da sıcaklık eksi 253 dereceye kadar düşebiliyor.

Yani atom hareketinin durduğu mutlak 0'dan (-273) 20 derece eksiğine kadar.
 
'Yeni Ufuklar' aracı, ilkçağ yer altı tanrısından adını alan Plüton'un, 1978'den beri bilinen tek

uydusu olan ve adı 'ölü taşıyıcı' anlamına gelen Charon'u da yakından inceleme olanağı

sağlayacak.
 
Son 30 yıllık hesaplara göre 2274 kilometrelik çapıyla Ay büyüklüğüne yakın olan Plüton'un

uydusu Charon'un çapı, 1180 kilometre.
 
Amerikalı astronom Clyde Tombaugh, 75 yıl önce Arizona eyaletinde Flagstaff-Lowell

Gözlemevi sayesinde Plüton'u keşfetti. Uydu Charon'u ise yine Amerikalı astronomlar

James Christy ile Robert Harrington 1978 yılında buldu.
 
Kuyrukluyıldıza inmek üzere uzaya gönderilen AB'nin uzay çalışmalarının amiral gemisi

Rosetta uzay aracı da, yolculuğunu sürdürmek için haftasonunda Mars'ın çekim gücünü

bir tramplen gibi kullanmıştı.
 
2014'te '67P/Churyumov-Gerasimenko' adlı kuyrukluyıldıza inmesi planlanan Rosetta

uzay aracının, Kızıl Gezegen'in yörüngesinde yaklaşık 250 kilometrelik irtifada yaptığı

ikinci kritik manevra ile kuyrukluyıldızı yakalayabilmek için yeterli hıza ulaşmıştı.
 
Rosetta uzay aracının 2014'te ulaşmayı planladığı kuyrukluyıldıza varıncaya dek iki

 kez daha Dünya yakınında yerçekimi manevrası yapması planlanıyor.

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

• 9/10/2007 - ZİNCİRLİ PRENSES

Kategori: bilgiler

Kırmızı Ötesi Dalga Boyunda Zincirli Prenses (Andromeda)
Katkı Sağlayanlar : Pauline Barmby (
Harvard-Smithsonian Gök Fiziği Gözlemevi)

 ve diğerleri, Jet İtiş Gücü Laboratuvarı (JPL), Kaliforniya Teknoloji Enstitüsü (Caltech), ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA)

Açıklama : Spitzer Uzay Teleskobu'ndan alınan bu detaylı ve geniş açılı

görüntü, yalnızca 2,5 milyon ışıkyılı uzaklıkta yer alan büyük sarmal gökada

Zincirli Prenses'teki tozlardan (kırmızı) ve yaşlı yıldızlardan (mavi) gelen kırmızı ötesi ışığı göstermektedir. Aslına bakarsanız, Samanyolumuzun iki katından büyük çapı ile Zincirli Prenses, yakınlarımızda yer alan gökadaların en büyüğüdür.

Zincirli Prenses'in genç ve parlak yıldız nüfusu, onun görünür ışık görüntülerindeki geniş kapsamlı sarmal kollarını belirler.

Zincirli Prenses'in kırmızı ötesi parlaklığını ve yıldız sayısını keşfetmek için

hazırlanan bu mozaik görüntünün tamamı, yaklaşık 3000 ayrı kareden

oluşturulmuştur. İki küçük uydu gökada, NGC 205 (altta) ve M32

(üstte) de birleştirilmiş görüntüye dahil edilmiştir. Elde edilen veriler, Zincirli

Prenses'in (M31 olarak da bilinir), Samanyolu'nun 400 milyarlık yıldız

sayısıyla karşılaştırıldığında, 1 trilyon civarında yıldıza ev sahipliği

yaptığını göstermektedir.

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Hakkımda

Uzay hakkında merak edilen bilgileri sizlerle paylaşmak umuduyla!

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Blog RSS

Kategoriler

Sayfa Güncel Sayfa:1 Toplam:3
| Sonraki Sayfa

Arkadaşlar

petunya
almulaca
amanitaverna86
annekedi